Anneler bebeklerini ilk kucaklarına
aldıklarında yüreklerinde küçücük bir sızı; akıllarında çocuğumun ihtiyaçlarını
karşılayabilecek miyim, onu doğru büyütebilecek miyim gibi bin türlü endişe vardır…
Bazı anneler için durum daha da zordur. Çünkü bebekleri beklemedikleri kadar
erken aralarına katılmış; bu nedenle özel bir ortamda bakımının yapılması
gerekmiş ve anne özlemle beklediği bebeğini istese de kucağına alamamıştır.
Doğması gereken zamandan daha erken hayata merhaba
diyen prematüre bebeklerin anneyle iletişiminin nasıl kurulabileceği ve kanguru
bakımının anne-bebek ilişkisindeki önemini Hisar Intercontinental Hospital
Çocuk ve Ergen Psikiyatristi Uzman Dr. Işılay Altıntaş ile konuştuk.
Annenin bebeği olacağını öğrendiği andan itibaren
kendini çocuğuna hazırladığını; görmediği ama içinde hissettiği çocuğuna
bağlanmaya başladığını dile getiren Altıntaş; ‘Anneyle bebek arasında başlayan iletişim doğumla birlikte farklı bir
boyut kazanır. Doğumla birlikte anneyle olan iç içelik sona erer ve artık bebek
kendi varoluşunu dış dünyada gerçekleştirmeye başlar. Ancak bu dünya onun anne
karnında bildiği dünyadan farklıdır. Bu dünyada var olabilmesi için onun
yaşamla bağı uzun bir süre daha onu çok seven annesi olacaktır. Çünkü var
olabilmek için bu yeni dünyaya göre solunum, beslenme, uyku gibi düzenlemeler
gereklidir. Bu denge kurulurken gereken enerji anne ve çocuk arasındaki
ilişkinin duygusal birlikteliğinden kaynak alır. Çocuğu beslemek, çocuktan
gelen sinyalleri doğru algılamak ve çocuğun ihtiyaçlarını zamanında karşılamak
anne ve çocuk arasındaki bağı giderek güçlendirir. Anne sıcaklığı ile
kucakladıkça; çocuğun ihtiyaçlarını eş güdümlü olarak karşıladıkça çocukta
seviliyor olma ve güven duygusu gelişir ki, çocuk dış dünyaya annesinden aldığı
bu güçle adapte olacaktır. Anneninse anneliği ile ilgili yeterlilik duyguları
pekişir ve endişeleri bakım verdikçe giderek azalır.’ dedi.
Normal zamanda doğan bir bebek için geçerli olan bu
bakım ve gelişim süreci erken doğan bebeklerde farklı bir boyuta taşınmalıdır.
Erken doğum anne için her şeyden önce bebeğini kaybetme tehdididir. Bebeğini kaybetme
korkusu aslında tüm hamilelik boyunca duygusal olarak içinde bağlandığı ve
hayal ettiği bebeğinden ayrılmak belki de bir daha görememekle ilgili bir dolu
sıkıntılı düşünceyi barındırır. Erken doğan bebeklerde kuvöz bakımı sebebiyle
bebekle kontak kurmadıkça annenin endişeleri daha da artar ve felaket
senaryoları başlar. Bu süreçte bebeğin mümkün olan en kısa sürede ve en uzun
zamanla anne sıcaklığıyla bir araya getirilmesi gerektiğini belirten Altıntaş, ‘Annenin kalp atışları, annenin sıcaklığı, sesi
onun en iyi bildiği şeydir. Tamamen yabancı bir ortama girdiğinizi ve bu
ortamla ilgili hiçbir bilginizin olmadığını düşünün. Orada gördüğünüz tanıdık
bir yüz ne kadar değerli olacaktır. Doğum sonrası bebek için bu yüz değerli
olmaktan çok daha fazlası “yaşamsal”dır.
Yenidoğan ünitesinde çalışan hemşireler annelerin çocuklarına zarar verecekleri
endişesiyle kucaklamaktan ve bakım vermekten korktuklarını ifade etmektedir. Bu
sebeple ekibin bu konuda anneyi desteklemesi ve çocukla kuracağı ilişkide ona
yardım etmek çok önemlidir. Yapılan araştırmalar annenin bebeğiyle bedensel
temasının çocuğun gelişimi için çok önemli olduğunu ortaya koymuştur.’
açıklamasında bulundu.
Kanguru
Bakımı Nedir?
Kanguru bakımı olarak da nitelendirilen Ten-Tene
Temasın; özelikle prematüre çocuklarda anne çocuk ilişkisinin kurulmasına ve
çocuğun gelişimine çok faydalı olduğunun altını çizen Işılay Altıntaş; ‘Kanguru bakımı sakin bir ortamda annenin
göğsüne çocuğun yatırılmasıyla bebek anne tensel kontağının sağlanmasıdır.
Öncelikle yarım saatle başlanır ve süre giderek artırılabilir. Hastanelerde yenidoğan
ünitelerinde solunum makinesi desteğine ihtiyaç duymayan her bebekte
uygulanabilir. Oksijen ihtiyacı olan ya da nazal CPAP’li bebekler de uygun
adaylar olabilir. Kanguru bakımının prematüre bebeklerde uyku süresini
artırdığı ve bebeğin ağlamasını azalttığı gözlenmiştir. Prematüre bebeklerde en
korkulan şeylerden biri de solunumun düzenlenememesi ve nefessiz kalmadır.
Kanguru bakımıyla nefessizliğin dört kat azaldığı, solunumun ve kalp seslerinin
düzene girdiği dışarıdan oksijen gereksiniminin %50 düştüğü tespit edilmiştir. Prematüre
bebeklerde ısı regülasyonu bir diğer önemli konudur. Beden kontağıyla görülmüş
ki anne en iyi ısı düzenleyicisi. Bebeğin vücut ısısı düştüğünde annenin vücut
ısısı yükseliyor ya da bebeğin vücut ısısı yükseldikçe; anne bebeğe göre vücut
ısısını düşürüyor ve bebeğini koruyor. Yine yapılan bir araştırmada saptanmış
ki günde 50 dakika anneyle ten kontağı olan çocuklar 8 kat daha fazla emiyorlar.
Ten kontağıyla daha fazla süt salgılanması sağlanıyor ve çocuk anne memesine
daha çabuk ulaşıyor. Kanguru bakımı uygulanan prematüre bebeklerin hastanede
yarı yarıya daha kısa sürede kaldıkları tespit edilmiş durumda. Tüm bu
araştırma sonuçlarından görülüyor ki aslında bebeği yaşama bağlayan en önemli
şey annesinin sıcak kucağı ve sevgisi. Tıbbi ekip olarak çocuğu yaşama
bağlarken annesinden alacağımız desteğin öneminin biricikliğini hiç
unutmamalıyız.’ diye konuştu.