Kendinizi Tanıyın! Bayram Geleneği Olarak mı
Alışveriş Ediyorsunuz Yoksa Alışveriş Hastalığınız mı Var?
Her
bayram olduğu gibi bu bayramda da büyük küçük herkes bayramlıklarını almak için
alışverişlere gidiyor. Hemen hemen hepimiz bayramda ne giyeceğimizi ya da hangi
mağazadan ne alacağımızı belirlemeye başladı bile. Ancak bu noktada atlanmaması
gereken önemli bir konu; bu alışverişleri gerçekten bayram geleneği olarak mı
yoksa alışveriş hastalığımız olduğu için mi yaptığımız...
Özellikle
bayramlarda ve özel günlerde nükseden alışveriş hastalığını Hisar
Intercontinental Hospital Psikoloğu Gülşah YAHŞİ’yle konuştuk.
Kurban
bayramında diğer bayram ve özel günlerde olduğu gibi bayram öncesi alışveriş
yapmanın kültürümüzün, geleneklerimizin bir parçası olduğunun altını çizen
Yahşi, ‘Burada amaç, bayram gibi içinde
sıcaklık ve coşku barındıran bir günde; o günün kutsallığına ve bu duyguyu
paylaştığımız insanlara duyulan saygı ve sevgiyi göstererek manevi duyguları
okşamaktır. Aksi halde amaçtan sapmış oluruz. Bayram öncesi yapılan alışverişin
dozunu iyi tutturmalıyız, ihtiyaç dışı birçok şeye sahip olma arzumuz kurban
bayramıyla örtüşen bir yapıda değildir. Kurban bayramı öncesi ihtiyaçlar iyi
belirlenmeli, eksiklikler tamamlanmaya çalışılmalıdır. Ancak tüm bunları
yaparken, bunun bayram gününe özgü bir saygı ve sevgiden kaynaklanan ‘temiz,
düzenli görünme’ amacı taşıması gerektiğini unutmamak gerekir. Bayram
geleneğinin dışında davranışlar gösterdiğinizi hissediyorsanız, örneğin
ihtiyacınız olmadığı halde birçok şeyi satın almak istiyorsanız, indirimlere
kanıp kredi kartlarına borçlanıyorsanız ve bu davranış karşısında kontrolünüzü
yitirdiğinizi hissediyorsanız alışveriş hastalığınız (kompülsif satın alma)
olabilir. Bu noktada bir uzmandan yardım istemekten çekinmeyin.’
açıklamasında bulundu.
Alışveriş Hastalığı (Kompulsif Satın Alma) Nedir?
Alışveriş
hastalığı olan kişi, alışveriş öncesinde inanılmaz bir istek ve mutluluk yaşarken;
alışverişin ardından suçluluk ve üzüntüye bürünür. Sonra, yaşadığı bu gerilimi
azaltmak için yine çözümü alışverişte bulur. Bu döngü normalden sapmış bir
şekilde devam eder. Burada kontrol edilemez bir ihtiyaç dışı satın alma söz konusudur.
Bu hastalık daha çok kimlerde görülür?
Daha çok
yüksek sosyoekonomik düzeydeki ailelerde; yani çocuklarının isteklerini, tüm
ihtiyaçlarını maddiyatla karşılayabileceğine inanan ailelerin çocuklarında bu
hastalık daha fazla görülür. Anne babalar çocuklarına doyurucu bir iletişim
sağlayamadıklarından aradaki bu boşluğu parayla satın aldıkları şeylerle
doldurmaya çalışırlar. Hastalığın ortalama başlangıcı 17-30 yaş arasındadır ve
kadınlarda daha sık görülür.