Kurban Bayramı geldi. Kurbanın kesilip eve
getirilmesinden sonra başlayan kavurmanın, ocakta pişen sarmaya karışan kokusu
burnumuza gelmeye başladı bile. Özellikle ev hanımlarını zengin bayram
sofraları hazırlama telaşı da sardı. Mutluluk veren bu telaşa bir de evde diyet
yapması gerekenleri nasıl kontrol edeceğiniz endişesi eklendiyse işiniz
gerçekten çok zor...
Diyet zorunluluğu olanların bayram psikolojisini ve
bu konuda ailelere düşen görevleri Hisar Intercontinental Hospital Psikoloğu
Gülşah YAHŞİ ile konuştuk.
Günlük hayatta diyeti nedeniyle zorluklarla
karşılaşan kişinin, bayram günlerinde daha da zorlandığını dile getiren Yahşi; ‘Bayramlarda yiyip içtiğimiz şeylerin
çerçevesini kültürümüzden gelen gelenek ve görenekler belirler. Kurban Bayramı denince
de gözümüzün önüne gelen görüntüler; kavurmanın pişmesi, baklavaların
sunulması, kalabalık masalarda eş dost akraba ile yemekler yenilmesi, herkesin
bir arada olması… Bu yoğun ve renkli tablonun içinde diyet zorunluluğu olan
kişiler üzüntü, kızgınlık, çaresizlik, yalnızlık, güçsüzlük, kontrolsüzlük,
kendine güvenin yitirilmesi, kendine olan inancın zedelenmesi gibi duyguları
bir arada yaşayabilir. Bu durumun üstesinden gelmek için öncelikle diyet
zorunluluğu olan kişilerin karşılaşacakları zorlukların farkında olması ve günlük
yaşamda bile çevrelerini, sosyal hayatlarını düzenlerken diyetlerine göre
hareket etmeleri gerekir. Bayram öncesi kişide içsel bir sıkıntı başlayabilir.
Bayram harici günlerde bile zorlanıyorken bayram döneminde yeme ile olan
iletişiminin seviyesini nasıl koruyabilir? Ya biraz baklava yemek isterse? Ya
fazla kaçırırsa? Bu tedirginlikler ortaya çıktığında kişi gerekli desteği
göremez ve motivasyonunu sabit tutacak ve güçlendirecek bir kişi ya da bir şey
(kendine olan inancının sembolize ettiği nesneler olabilir) bulamazsa,
direncini yitirebilir ve korktuğu şeyle yüz yüze gelebilir.’ dedi.
Bu dönemleri atlatmak için kişinin diyetisyeninden ya
da klinik psikologtan destek alması gerektiğinin altını çizen Yahşi, ‘Etkili olabilecek çözüm, kişilerin
duygularını kendilerine yakın hissettikleri kişilerle paylaşmasıdır. Onlardan
manevi anlamda destek olmalarını isteyebilirler. Yiyecekle olan mesafesini
ayarlamada çevresindeki insanların duyarlılığı, bu problemi aşmada kişiye
yardım eder. Kişi şunu unutmamalıdır. Bayram bir süreçtir. Kişinin diyet
programıyla beraber hedeflediği bir şey vardır. O hedef unutulmamalıdır.
Bayramda diyet dışı tutumlar sergilerse kişi sonrasında ‘kendimi kontrol
edemedim, işte yine başa döndüm, güçsüzüm, zayıf bir kişiliğim var’ gibi
düşünüp, düzeltmek için uğraştığı bozuk yeme davranışından kurtulamaz ve
yanında bu sefer, depresyon gibi başka psikolojik sıkıntıları da oluşabilir. Bu
nedenle diyet yapan ve diyete yardımcı olan kişiler bayramdan önce diyetisyen
ile neyi ne kadar yiyebileceği, limitleri aşarsa ne yapması gerektiği
konuşulmalıdır. Hiçbir diyet çok yasakçı değildir. Bu arada ikili ilişkilerini
bozmasın veya keyfi kaçmasın diye ikramlara hayır diyememe gibi bir sorun varsa
psikologla birlikte diyet tedavisi devam edebilir.’ diye konuştu.