Değerli
arkadaşlarım hoş geldiniz. Günlerdir beklenen değerlendirmemi ve kararımı
açıklıyorum. Bu bir kaset olayı değildir. Bir komplodur. Komplo hukuk dışı,
ahlak dışı bir tertip demektir. Bir komplo yaparken bazen haneye tecavüz
edersiniz. Duvarlara, eşyalara gizli kameralar yerleştirirsiniz. Gizli
çekimlerle insanların en korunaksız görüntülerini alırsınız, kesersiniz,
biçersiniz, aktarırsınız, montaj yaparsınız, çarpıtırsınız. Böyle yaparken de
dünyanın her yerinde bütün dinlerin, bütün rejimlerin, bütün ahlak
anlayışlarının güvence altında olan insanoğlunun mahremiyetine tecavüz
edersiniz. Ar, haya ve utanç bunu yapanlar için anlamını kaybeder. İnsanların
şerefleri onların umurlarında değildir. Önümüzdeki komployu gerçekleştirenler
bunu sapık oldukları için yada ticari kazanç sağlamak için veya şantaj yapmak
için düzenlememişlerdir. Siyaset yapmak için düze nlemişlerdir. Ahlaklarına,
vicdanlarına uygun bir siyaset. Bu komplo bugünkü siyasi konjonktürün eseridir.
Yıllardır bekletilen bir kaset yoktur. Bir kaset ele geçirilmiş değildir. Bir
komplo imal edilmiştir. Taze, iki haftalık bir komplo vardır. Bu komplonun
hedefi bir kişi değil, onun çok ötesinde Cumhuriyet Halk Partisinin neredeyse
tek başına yürüttüğü cumhuriyete, demokrasiye, hukukun üstünlüğüne sahip çıkan
sivil darbe, sivil dikta rejimlerine karşı vermekte olduğu mücadelesidir. Bu
komplo Cumhuriyet Halk Partisinin anayasa ve rejim kavgası vermekte olduğu bu
son iki hafta içinde düzenlenmiş ve piyasaya sürülmüştür. Komplo tezgahı
malzemelerle, çekimleriyle günceldir, tazedir. Meskene tecavüz ve ileri
teknoloji kullanımı yoluyla tezgahlanan bu komplonun iktidar gücü ve olanakları
seferber edilmeden bir Muhalefet Partisi Genel Başkanına karşı bu kadar
fütursuzca icra edilebilmesi mümkün değildir. Ana Muhalefet Liderinin hukukuna,
ahlakına tecavüz eden bu kad ar kaba bir komplo tezgahının iktidar zirvesinin
bilgisi ve onayı olmadan son iki hafta içinde hazırlanıp piyasaya sürülmesi
sözkonusu bile olamaz.
Olay
sonrasında sergilenen sözde iyi niyetli, hakşinas olmaya çalışan yapay tavırlar,
üzüntü beyanları perde arkasındaki tezgahın suçluluğunu örtbas etmeye yetmez.
Ana Muhalefet Liderine yönelik bu kadar kaba kanunsuzluk, bu kadar kaba
ahlaksızlık bugünlerin ortamında iktidarın bilgisi ve onayı olmadan
gerçekleştirilemez, piyasaya sürülemez. Komployu ayıplar gibi yapanlar aslında
bizzat ayıbı işleyenlerdir.
Bu çerçevede
başka bir sorumlu arayışına çıkacak olanlara yardımcı olmak üzere Amerika
Birleşik Devletlerinden, Pensilvanya’dan aldığım üzüntü ve destek mesajlarının
samimiyetine inandığımı da söylemek isterim. Hukuksuz ve ahlaksız komploları
temel alan, çok ayıp ama diye başlayan yorumlarla hesap sormaya siyaset
düzenlemeye çalışanlara da söyleyecek bir sözüm var. Ahlaksız ve hukuksuz
komplolara itibar ederek ne ahlakı, ne hukuku, ne de siyaseti savunamazsınız.
Komplo yapanlar zaten işlerini sizlere güvenerek yapıyorlar. Komploculuğa hayat
alanı açanlar çok ayıp ama diyenlerdir. Hukuksuz ve ahlaksız komploları
hazırlayanların ve onların komplolarına itibar edenlerin, dürüst ve onurlu
insanların manevi cesetlerini çiğneyerek nereye kadar gidebileceklerini hep
beraber göreceğiz. Bunun nasıl bir Türkiye oluşturmakta olduğunu er geç
anlayacağız. Kendinden menkul bir ahlak zabıtalı ğını bizzat derüfte edenlerin
insanlık tarihi boyunca Hz. Peygamberden başlayarak günümüze kadar ne
mağduriyetlere yol açtıklarını çok iyi biliyoruz.
Bu tablo
karşısında bana da bir görev düştüğünün farkındayım. Bu kara kampanyaya teslim
olmayacağım. Bu hukuksuz ve ahlaksız komplo nedeniyle kimsenin beni
sorgulamasına izin vermeyeceğim. Eğer bunun bir bedeli varsa ve bu bedel
Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanlığından ayrılmaksa o bedeli de ödemeye
hazırım. Benim Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanlığından istifa etmem hiçbir
şekilde bu komploya teslim olmak ya da kaçmak anlamına gelmez. Tam tersine bu
bir meydan okumadır. Bu anlayışla bugün Cumhuriyet Halk Partisi Genel
Başkanlığından istifa ediyorum. Bu komplonun hedefi sadece ben değilim. Aynı
zamanda Cumhuriyet Halk Partisidir. Cumhuriyet Halk Partisi de bu kirli
tezgahlar karşısında yolunu seçmek zorundadır. Benim istifa kararım hem Türkiye
siyasetini ve Cumhuriyet Halk Partisini yeniden tanzim etmek isteyenlere bir
imkan tanıyacak, hem de Cumhuriyet Halk Partisine bu komployla hesaplaşma
fırsatı verecektir. Yalansız, dürüst, cesur bir duruş sergilemek sadece benim
işim olmamalıdır. Deniz Baykal’ın ve Cumhuriyet Halk Partisinin ötesinde bütün
Türkiye olarak hepimiz hileye ve şerre dayalı bir kalleşlik politikasına dur
demek zorundayız. Umarım bütün bu yaşananlar ve benim istifam Türkiye’de yeni
bir uyanışın başlangıcı olur. İnşallah bir kez daha şerden bir hayır çıkar, hile
hurda yapanlar değil, dürüst ve namuslu olanlar kazanır.
Bu olayda ve
bugüne kadar bütün iyi kötü günlerimde bana destek veren, sahip çıkan her siyasi
düşünceden vatandaşlarıma Cumhuriyet Halk Partisinin vefakar, fedakar, yiğit
örgütüne, birlikte görev yaptığım çalışma arkadaşlarıma, üzerimde emeği olan,
hakkı olan tanıdığım, tanımadığım bütün insanlara refahları ve mutlulukları için
bir yaşam boyu uğrunda mücadele ettiğim bütün vatandaşlarıma, bize kızan, bizi
seven, oy veren, vermeyen, üzerimde hakkı olan, olmayan herkese yaşamımın her
anını anlamlı kıldıkları için teşekkür ediyorum.
Ben sizlere
hakkımı helal ediyorum, sizde hakkınızı bana helal ediniz. Teşekkür ederim.