Flash
 
03 Subat 2012, Salı
Seri İlan
Kategori: Cenaze İlanları
Program Arşivi

Gösterim: 532

Gösterim: 534
Terme Hava Durumu

SAMSUN

Şans Oyunları

 

Döviz Kurları
Altın Fiyatları

 




 
 
  Ana Sayfa        Türkiye Gündemi
Baykal'ın Basın Açıklaması
SAYIN DENİZ BAYKAL'IN CUMHURİYET HALK PARTİSİ GENEL BAŞKANLIĞI'NDAN İSTİFASI İLE İLGİLİ AÇIKLAMASI
10 Mayıs 2010, Pazartesi  13:49 Karakter Boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Değerli arkadaşlarım hoş geldiniz. Günlerdir beklenen değerlendirmemi ve kararımı açıklıyorum. Bu bir kaset olayı değildir. Bir komplodur. Komplo hukuk dışı, ahlak dışı bir tertip demektir. Bir komplo yaparken bazen haneye tecavüz edersiniz. Duvarlara, eşyalara gizli kameralar yerleştirirsiniz. Gizli çekimlerle insanların en korunaksız görüntülerini alırsınız, kesersiniz, biçersiniz, aktarırsınız, montaj yaparsınız, çarpıtırsınız. Böyle yaparken de dünyanın her yerinde bütün dinlerin, bütün rejimlerin, bütün ahlak anlayışlarının güvence altında olan insanoğlunun mahremiyetine tecavüz edersiniz. Ar, haya ve utanç bunu yapanlar için anlamını kaybeder. İnsanların şerefleri onların umurlarında değildir. Önümüzdeki komployu gerçekleştirenler bunu sapık oldukları için yada ticari kazanç sağlamak için veya şantaj yapmak için düzenlememişlerdir. Siyaset yapmak için düze nlemişlerdir. Ahlaklarına, vicdanlarına uygun bir siyaset. Bu komplo bugünkü siyasi konjonktürün eseridir. Yıllardır bekletilen bir kaset yoktur. Bir kaset ele geçirilmiş değildir. Bir komplo imal edilmiştir. Taze, iki haftalık bir komplo vardır. Bu komplonun hedefi bir kişi değil, onun çok ötesinde Cumhuriyet Halk Partisinin neredeyse tek başına yürüttüğü cumhuriyete, demokrasiye, hukukun üstünlüğüne sahip çıkan sivil darbe, sivil dikta rejimlerine karşı vermekte olduğu mücadelesidir. Bu komplo Cumhuriyet Halk Partisinin anayasa ve rejim kavgası vermekte olduğu bu son iki hafta içinde düzenlenmiş ve piyasaya sürülmüştür. Komplo tezgahı malzemelerle, çekimleriyle günceldir, tazedir. Meskene tecavüz ve ileri teknoloji kullanımı yoluyla tezgahlanan bu komplonun iktidar gücü ve olanakları seferber edilmeden bir Muhalefet Partisi Genel Başkanına karşı bu kadar fütursuzca icra edilebilmesi mümkün değildir. Ana Muhalefet Liderinin hukukuna, ahlakına tecavüz eden bu kad ar kaba bir komplo tezgahının iktidar zirvesinin bilgisi ve onayı olmadan son iki hafta içinde hazırlanıp piyasaya sürülmesi sözkonusu bile olamaz.

Olay sonrasında sergilenen sözde iyi niyetli, hakşinas olmaya çalışan yapay tavırlar, üzüntü beyanları perde arkasındaki tezgahın suçluluğunu örtbas etmeye yetmez. Ana Muhalefet Liderine yönelik bu kadar kaba kanunsuzluk, bu kadar kaba ahlaksızlık bugünlerin ortamında iktidarın bilgisi ve onayı olmadan gerçekleştirilemez, piyasaya sürülemez. Komployu ayıplar gibi yapanlar aslında bizzat ayıbı işleyenlerdir.

Bu çerçevede başka bir sorumlu arayışına çıkacak olanlara yardımcı olmak üzere Amerika Birleşik Devletlerinden, Pensilvanya’dan aldığım üzüntü ve destek mesajlarının samimiyetine inandığımı da söylemek isterim. Hukuksuz ve ahlaksız komploları temel alan, çok ayıp ama diye başlayan yorumlarla hesap sormaya siyaset düzenlemeye çalışanlara da söyleyecek bir sözüm var. Ahlaksız ve hukuksuz komplolara itibar ederek ne ahlakı, ne hukuku, ne de siyaseti savunamazsınız. Komplo yapanlar zaten işlerini sizlere güvenerek yapıyorlar. Komploculuğa hayat alanı açanlar çok ayıp ama diyenlerdir. Hukuksuz ve ahlaksız komploları hazırlayanların ve onların komplolarına itibar edenlerin, dürüst ve onurlu insanların manevi cesetlerini çiğneyerek nereye kadar gidebileceklerini hep beraber göreceğiz. Bunun nasıl bir Türkiye oluşturmakta olduğunu er geç anlayacağız. Kendinden menkul bir ahlak zabıtalı ğını bizzat derüfte edenlerin insanlık tarihi boyunca Hz. Peygamberden başlayarak günümüze kadar ne mağduriyetlere yol açtıklarını çok iyi biliyoruz.

Bu tablo karşısında bana da bir görev düştüğünün farkındayım. Bu kara kampanyaya teslim olmayacağım. Bu hukuksuz ve ahlaksız komplo nedeniyle kimsenin beni sorgulamasına izin vermeyeceğim. Eğer bunun bir bedeli varsa ve bu bedel Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanlığından ayrılmaksa o bedeli de ödemeye hazırım. Benim Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanlığından istifa etmem hiçbir şekilde bu komploya teslim olmak ya da kaçmak anlamına gelmez. Tam tersine bu bir meydan okumadır. Bu anlayışla bugün Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanlığından istifa ediyorum. Bu komplonun hedefi sadece ben değilim. Aynı zamanda Cumhuriyet Halk Partisidir. Cumhuriyet Halk Partisi de bu kirli tezgahlar karşısında yolunu seçmek zorundadır. Benim istifa kararım hem Türkiye siyasetini ve Cumhuriyet Halk Partisini yeniden tanzim etmek isteyenlere bir imkan tanıyacak, hem de Cumhuriyet Halk Partisine bu komployla hesaplaşma fırsatı verecektir. Yalansız, dürüst, cesur bir duruş sergilemek sadece benim işim olmamalıdır. Deniz Baykal’ın ve Cumhuriyet Halk Partisinin ötesinde bütün Türkiye olarak hepimiz hileye ve şerre dayalı bir kalleşlik politikasına dur demek zorundayız. Umarım bütün bu yaşananlar ve benim istifam Türkiye’de yeni bir uyanışın başlangıcı olur. İnşallah bir kez daha şerden bir hayır çıkar, hile hurda yapanlar değil, dürüst ve namuslu olanlar kazanır.

Bu olayda ve bugüne kadar bütün iyi kötü günlerimde bana destek veren, sahip çıkan her siyasi düşünceden vatandaşlarıma Cumhuriyet Halk Partisinin vefakar, fedakar, yiğit örgütüne, birlikte görev yaptığım çalışma arkadaşlarıma, üzerimde emeği olan, hakkı olan tanıdığım, tanımadığım bütün insanlara refahları ve mutlulukları için bir yaşam boyu uğrunda mücadele ettiğim bütün vatandaşlarıma, bize kızan, bizi seven, oy veren, vermeyen, üzerimde hakkı olan, olmayan herkese yaşamımın her anını anlamlı kıldıkları için teşekkür ediyorum.

Ben sizlere hakkımı helal ediyorum, sizde hakkınızı bana helal ediniz. Teşekkür ederim.



Kaynak :
Bu haber 539 kez okunmuştur.
“TERÖRLE MÜCADELE EDENLER TUTUKLANINCA TERÖR AZDI”
Muhsin Yazıcıoğlu'nun hayatını kaybettiği helikopter kazasına ilişkin soruşturma derinleşerek devam ediyor.
 
Yeni Sayfa 1

 
         
 

 

 
         
     
         
     
         
 

 

 
 
 
Haber  Blog Video Foto İlanlar

Üye Girişi

Röportaj
M. Yusuf Kandehlevî, Hayâ-tüs-Sahâbe isimli eserinin 4. cildinde çok ilginç bir hâdiseden bahsediyor. Hz. Ebûbekir'in, hilâfet yıllarında Bizans İmparator'unu İslam'a davet etmek için gönderdiği iki elçi, Bizans Sarayı'nda gördükleri Peygamber resimlerini Medine'ye döndüklerinde bütün tafsilâtıyla Halîfe Ebûbekir'e anlatırlar. İşte bu hâdisenin teferruâtı:
Yazarlar
Video
Sisteme Kayıtlı Günün Ayeti Bulunmamaktadır.

Kaynak Yok
Yeni Sayfa 1

TermeHaber Sitesi

TermeHaber.Com Karikatür Servisi
Reklam   l  İletişim   l   Künye   l   Gizlilik İlkeleri  l   Günün Haberleri   l   NOSTALJİ   l   Forum   l   Başkana Mesaj  l   RSS