60 yıldır yaşlanmayan çocuk.. O'nun Termeli Olduğunu Biliyor musunuz ?
Advert
Advert
Advert

60 yıldır yaşlanmayan çocuk.. O'nun Termeli Olduğunu Biliyor musunuz ?

Gazetecilik tarihinin en meşhur fotoğraflarından biri olan ‘Gazeteci Çocuk’un Samsunlu olduğunu biliyor muydunuz? 60 yaşındaki o çocuk ile Samsun’dan İstanbul’a uzanan göç hikayesini ve o dönem yaptığı gazete satıcılığını konuştuk

60 yıldır yaşlanmayan çocuk.. O'nun Termeli Olduğunu Biliyor musunuz ?
Bu içerik 804 kez okundu.
Advert

Gazetecilik tarihinin en meşhur fotoğraflarından biri olan ‘Gazeteci Çocuk’un Samsunlu olduğunu biliyor muydunuz? 60 yaşındaki o çocuk ile Samsun’dan İstanbul’a uzanan göç hikayesini ve o dönem yaptığı gazete satıcılığını konuştuk

1958 yılında Babıâli’nin ünlü foto muhabiri, İstanbul Belediyesi Fotoğrafhanesi’ni kuran Hilmi Şahenk ‘Efsane’ denilebilecek bir kareyi fotoğrafladı. İstanbul’un tarihi sokaklarından Küçükayasofya’daki Şehit Mehmet Paşa Sokağı üzerinde ‘Yazıyor, yazıyor!’ diye bağırarak gazete satan çocuğun fotoğrafı geçen bu süre zarfında, Türkiye gazetecilik tarihinin en önemli fotoğraflarından biri oldu. 

SİZLER İÇİN ONU BULDUK 

Hürriyet’ten Eyüp Serbest, geçtiğimiz günlerde 60 yıl sonra o çocuğu bularak fotoğrafın öyküsünü konuştu. Eyüp Serbest’in özel haberine konu olan Hayreddin Baş, hikayesinde ‘Samsun’dan İstanbul’a geldiklerini…’ kaydetti. Biz de Gazete Gerçek olarak, siz okurlarımız için o gazeteci çocuğun Samsun hikayesini dinledik. 

TERME’DE YAŞADIKLARI O OLAYDAN SONRA…

Gazete Gerçek’e hikayesini anlatan 20 Mayıs 1949 Samsun doğumlu Hayreddin Baş, “Samsun’un Terme ilçesi Evci Köyü’nde doğdum. Burada yaşıyorduk. Çok güzel ve şirin bir köydü. 1953 yılında burada acı bir olay yaşadık. Babam kahvehane işletiyordu, burada köyün muhtarını bir kandırmaca ile vurdular. Babam bu olayın ardından ‘burada durulmaz’ diyerek İstanbul’a geldi. 1954’ün nisan ayında ise büyük dayım bizi babamın yanına getirdi” diye konuştu.

GAZETELERİ SATIP SOMUN EKMEK ALIRDIM

1954 yılında geldikleri İstanbul’da, küçük yaşta hayata tutunmak için çalışmaya başladığını ifade eden Hayreddin Baş, “İstanbul’a gelince babam bir radyocunun yanında işe başladı. Babam burada, radyoların ahşap bölümlerini yaparlardı. Ben de onların yanında çalışarak, radyolara vernik sürerdim. Boş zamanlarımda ise gazete satardım. Küçükayasofya bölgesinde 1959 yılına kadar gazete dağıtıcılığı yaptım. Babam da marangozluk yapıyordu. Annem ise ev hanımıydı. 9 yaşındaki bir çocuğun çalışmasından ne olur? Gazeteleri yüklenirdim, alıp sokaklarda ‘Yazıyor!’ diyerek dağıtırdım. Gazete başına bana 50-60 kuruş verilirdi. Bir somun ekmek alırdım ve karnım, karnımız doyardı” şeklinde konuştu.

ANNE VE BABAMA YÜK OLMAMAYA ÇALIŞIYORDUM

O dönem Zeytinburnu’na taşındıklarını kaydeden Hayreddin Baş, “Zeytinburnu’na taşındıktan sonra da gazete satmaya devam ettim. Okulum öğlenden sonraydı. Sabahları 100 tane gazete alıp sokaklarda satardım. Harçlığımız çıkardı. Para kazanmak o dönem kolay değildi. Anne ve babama yük olmamaya çalışıyordum” dedi.

10 LİRA KAZANIYORUM AMA HUZURLUYUM

İstanbul Bahçelievler’de ikamet eden Hayreddin Baş, “Emekliyim ve halen daha çalışıyorum. Ben işten korkmam” dedi ve şöyle devam etti: “Kendi çapımda güzel ve büyük işler de yaptım. İşten hiç çekinmem. Çalışmak benim yapımda var. Şu anda evimin altında atölyem var. Yeri geliyor atölyemde arkadaşlarımla beraber dost sohbetlerimiz oluyor. İşimi halen yapıyorum ve üretmeye devam ediyorum. 20 lira kazanmıyorum, 10 lira kazanıyorum ama bana yetiyor. Sigara içmem, kahvehane veya diğer alışkanlıklarım yoktur. Kendi halimde yaşıyorum. Her ne kadar babamın kahvehane de çalıştırsa, benim genimde o kültür yoktur."

BAZEN HALEN O SOKAKLARI GİDİP…

Gelişen teknoloji ile beraber gazeteciliğin tükenmeyle karşı karşıya kaldığını kaydeden Hayreddin Baş, “Gazetecilik sürekli olarak para isteyen bir meslektir. Baksanıza Aydın Doğan dahi grubunu sattı. O zamanların inanın tadı bambaşkaydı. İnsanlar gazetecileri merakla okurdu. Sıcacıktı her şey. Şimdi her şey o döneme oranla daha soğuk. Keşke o dönemlere dönebilsem. Ancak mümkün değil. Olsun! Bazen halen gidip o sokakları dolaşırım. Anılarımı yad eder, düşünürüm” ifadelerini kullandı.

Tolga BİRGÜCÜ

KAYNAK : https://www.gazetegercek.com.tr/60-yildir-yaslanmayan-cocuk/69866/

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİRX
Söğütlü'de Trafik Faciası 2 Ölü
Söğütlü'de Trafik Faciası 2 Ölü
Pazar Cami Restorasyonu Son Hız Devam Ediyor
Pazar Cami Restorasyonu Son Hız Devam Ediyor