Kadın,
divanın üzerindeki örtüyü düzeltirken adam, misafirini buyur etmeye gecikmiş ev
sahibi telaşıyla:
—
Buyur kızım,
ayakta kaldın.
Oturdum,
adam hiç ara vermeden söze girdi.
—
Konuşmalarınızı
duydum.
Kadın
hemen adamın yanına diz çöktü. Adam sanki küçücük bir serçeyi okşayacakmış gibi
kendi elini kadının elinin üzerine bıraktı.
— Bak kızım, söz vermek hiçbir şeye benzemez. Bizler bir
yastıkta yaşlanmaya yıllar öncesinden söz verdik. Yeri geldi, ben onu sırtımda
taşıdım; yeri geldi, o beni… Sofrada bir tabaktan yemek yemekten zevk aldık.
İki elin arasına başka el almadık. Sahtelikten uzak durduk.
—
Peki, bu kadar
güzel anlaşırken hiç mi sorunlarınız olmadı?
Kadın,
adamın elini bıraktı. Oturduğu yerden hızla doğruldu.
—
Olmaz mı, hem de o kadar büyük sorunlarımız oldu ki. Ama o sorunları çözmek
için ellerimizi daha sıkı tuttuk. Birlikte olmazsak üstesinden gelemeyiz dedik.
—
Hiç mi küstüğünüz
zaman olmadı?
Amca
sıra bende dercesine:
—
Çoook. Ama hiçbir zaman bir günü öteye geçmedi. Çünkü paylaştığımız yatakta
sırt sırta dönüp soğuk rüzgârların bir yılan gibi aramıza girmesine müsaade
etmedik. Odamız, barışma yerimizdi.
“Sizce
sevgi nedir?” diye sormaktan kendimi alamadım.
—
Emektir.
—
Güvendir.
—
Bağlılıktır.
—
Sadakattir.
—
Doğruluk, dürüstlüktür.
—
Adım atılan yolda
bıkmadan, yorulmadan el ele yürümektir.
—
Gördüğüm
kadarıyla hala birbirinizi seviyorsunuz. Yani sevginiz bitmedi.
Yaşlı
adam, telaşla söze girdi.
—
O nasıl söz kızım… Sevgi dediğin şey pazardan alınan bir torba patates mi,
bitirince yerine yenisini alalım. Bak şu hayat arkadaşımın yüzüne!
Parmak
ucalarını büyük bir intizamla kadının yüzüne dokundurdu.
—
Şuradaki çukurda çocuklarımız için verdiğimiz mücadele var. Şuradaki noktada
benim çalışmak için uzaklara gittiğim yıllar… Buradaki yara izinde birlikte
yaşadığımız kaza var. Titreyen ellerinde ise aldığımız kararları yerine
getirebilmek için yolumuzdan temizlediğimiz taşların izleri var. Bütün bunları
birlikte yaşadık. Ona baktığım zaman hayatımı, yaşamak için verdiğimiz
mücadeleyi görüyorum. Hayatı görüyorum. Bana hayat veren birine karşı sevgi
biter mi?
Oturduğum
yerden doğruldum. Dinlediklerim için teşekkür ettim, ellerini öptüm. Sonra
yüzlerine baktım. Dudaklarının kenarlarındaki çizgilerde, onlarla yaşadığım o ‘an’ın
tebessümünün biriktiğini fark ettim. Gülümsedim.
(Devamı
haftaya)