Flash
 
23 Mayıs 2012, Çarşamba
Seri İlan
Kategori: Cenaze İlanları
Program Arşivi

Gösterim: 843

Gösterim: 951
Terme Hava Durumu

SAMSUN

Şans Oyunları

 

Döviz Kurları
Altın Fiyatları

 




 
 
Nermin Yılmaz
EVLİLİK ÇINARI (2)
2 Mart 2011, Çarşamba  14:12 Karakter Boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Kadın, divanın üzerindeki örtüyü düzeltirken adam, misafirini buyur etmeye gecikmiş ev sahibi telaşıyla:

    Buyur kızım, ayakta kaldın.

Oturdum, adam hiç ara vermeden söze girdi.

    Konuşmalarınızı duydum.

Kadın hemen adamın yanına diz çöktü. Adam sanki küçücük bir serçeyi okşayacakmış gibi kendi elini kadının elinin üzerine bıraktı.

            — Bak kızım, söz vermek hiçbir şeye benzemez. Bizler bir yastıkta yaşlanmaya yıllar öncesinden söz verdik. Yeri geldi, ben onu sırtımda taşıdım; yeri geldi, o beni… Sofrada bir tabaktan yemek yemekten zevk aldık. İki elin arasına başka el almadık. Sahtelikten uzak durduk.

    Peki, bu kadar güzel anlaşırken hiç mi sorunlarınız olmadı?

Kadın, adamın elini bıraktı. Oturduğu yerden hızla doğruldu.

— Olmaz mı, hem de o kadar büyük sorunlarımız oldu ki. Ama o sorunları çözmek için ellerimizi daha sıkı tuttuk. Birlikte olmazsak üstesinden gelemeyiz dedik.

    Hiç mi küstüğünüz zaman olmadı?

Amca sıra bende dercesine:

— Çoook. Ama hiçbir zaman bir günü öteye geçmedi. Çünkü paylaştığımız yatakta sırt sırta dönüp soğuk rüzgârların bir yılan gibi aramıza girmesine müsaade etmedik. Odamız, barışma yerimizdi.

“Sizce sevgi nedir?” diye sormaktan kendimi alamadım.

    Emektir.

    Güvendir.

    Bağlılıktır.

    Sadakattir.

     Doğruluk, dürüstlüktür.

    Adım atılan yolda bıkmadan, yorulmadan el ele yürümektir.

    Gördüğüm kadarıyla hala birbirinizi seviyorsunuz. Yani sevginiz bitmedi.

Yaşlı adam, telaşla söze girdi.

— O nasıl söz kızım… Sevgi dediğin şey pazardan alınan bir torba patates mi, bitirince yerine yenisini alalım. Bak şu hayat arkadaşımın yüzüne!

Parmak ucalarını büyük bir intizamla kadının yüzüne dokundurdu.

— Şuradaki çukurda çocuklarımız için verdiğimiz mücadele var. Şuradaki noktada benim çalışmak için uzaklara gittiğim yıllar… Buradaki yara izinde birlikte yaşadığımız kaza var. Titreyen ellerinde ise aldığımız kararları yerine getirebilmek için yolumuzdan temizlediğimiz taşların izleri var. Bütün bunları birlikte yaşadık. Ona baktığım zaman hayatımı, yaşamak için verdiğimiz mücadeleyi görüyorum. Hayatı görüyorum. Bana hayat veren birine karşı sevgi biter mi?

 

Oturduğum yerden doğruldum. Dinlediklerim için teşekkür ettim, ellerini öptüm. Sonra yüzlerine baktım. Dudaklarının kenarlarındaki çizgilerde, onlarla yaşadığım o ‘an’ın tebessümünün biriktiğini fark ettim. Gülümsedim.

(Devamı haftaya)

 

 

Bu haber 2160 kez okunmuştur.
 
Yeni Sayfa 1
         
 

 

 
         
     
         
     
 

 

 

GAZİ, ŞEHİT ve MALÜL HABERLERİ

 

 
Haber  Blog Video Foto İlanlar

Üye Girişi

Röportaj
M. Yusuf Kandehlevî, Hayâ-tüs-Sahâbe isimli eserinin 4. cildinde çok ilginç bir hâdiseden bahsediyor. Hz. Ebûbekir'in, hilâfet yıllarında Bizans İmparator'unu İslam'a davet etmek için gönderdiği iki elçi, Bizans Sarayı'nda gördükleri Peygamber resimlerini Medine'ye döndüklerinde bütün tafsilâtıyla Halîfe Ebûbekir'e anlatırlar. İşte bu hâdisenin teferruâtı:
Yazarlar
Video
Sisteme Kayıtlı Günün Ayeti Bulunmamaktadır.

Kaynak Yok
Yeni Sayfa 1

TermeHaber Sitesi

TermeHaber.Com Karikatür Servisi
Reklam   l  İletişim   l   Künye   l   Gizlilik İlkeleri  l   Günün Haberleri   l   NOSTALJİ   l   Forum   l   Başkana Mesaj  l   RSS