Gelişmiş ülkelerde kullanılmayan ve ekonomik bir çözümde olmayan dolmuşçuluk maalesef ülkemizde hem kullanılıyor hem de büyük sorunlarla karşı karşıyadır. Hindistan, Pakistan vb gelişmemiş ülkelerde tercih edilen ve günümüzde dolmuş olarak adlandırılan minibüsler toplumsal hayatın ve şehir yaşamının önemli araçlarından birisi konumundadır. Özellikle Büyükşehirlerin en önemli sorunlarından birisi hiç kuşkusuz ulaşım sorunudur. Sorununun çözümünde araçlardan bir olarak da yanlış bir tercih olarak dolmuşlar kullanılmaktadır. Belediyelerin yetkisinde olan toplu ulaşım merkezli çözümler içerisinde yer alan minibüsler, bir bakıma yetki devri ile bu hizmeti belediye adına yerine getiriyorlar. Bu yetki devri sınırsız bir hak devri olmayıp belediyenin koyduğu kurallar içerisinde sınırlı bir devirdir. Minibüsler üzerinde her zaman için belediyelerin denetim düzeleme hakkı söz konusudur.
Minibüs bugün mahalli idarelerin ulaşım vasıtaları olan otobüs ve midibüslerle beraber tüketiciler tarafından sıklıkla kullanılan bir ulaşım aracıdır. Hatta minibüsler toplumda lüks olarak dahi nitelendirilmektedir. Peki minibüslerin toplumsal hayat açısından bu derece önemli olmaları karşısında denetim mercileri bu araçları yeteri kadar denetim altında tutmakta mıdır? Ne yazık ki hayır. Minibüsler vatandaş tarafından lüks olarak görülse de denetimsizlik yüzünden kötü şartlar altında vatandaşların minibüslerde seyahat etmek zorunda kalmasının nedenleri arasında belediyenin, meslek odalarının yetersiz kontrolleri ve minibüs işletmecilerinin ve şoförlerinin beşeri ilişkilerde yetersizliği çok önemli rol oynamaktadır.
Tüketiciler Birliği Konya Şubesi olarak, beşeri ilişkilerde yolcuya ve trafikte diğer sürücü ve yayalara yapılan büyük saygısızlıklar nedeniyle konuyu inceleme kararı aldık. Çünkü belediyenin minibüsçülere gösterdiği hoşgörü veya diğer bir anlatımla minibüsçüler üzerinde denetim mekanizmalarını işletmemesi, oda yönetimlerinin de bu meslekten kişiler olması nedeniyle mesleki dayanışma gösterilerek konuya ilgisiz kalınması ve minibüs şoförlerinin öncelikle trafik kurallarını hiçe sayarak trafik güvenliğini tehlikeye atması ve yolcuyu sadece para veren ve minibüse bindiği andan itibaren kendi idaresi altına giren bir kişi olarak görmesi, tüketici haklarının topyekun ihlaline neden olmaktadır. Bu konuda Birliğimize her gün onlarca şikayet ulaşmaktadır.
Gelen başlıca şikayetler ve bu şikayetlere ilişkin inceleme ve gözlemlerimiz sonucunda bu rapor ortaya çıkmıştır. Raporda herhangi bir fazlalık olmamakla birlikte, eksikliklerin olması doğaldır.