|
04 Eylul 2010, Çarşamba
|
||||||||
![]() |
![]() Seri İlan
![]() Program Arşivi
![]() Foto Galeri
İzlenme: 330
![]() İzlenme: 2911
![]() İzlenme: 1949
![]() İzlenme: 3536
![]() Terme Hava Durumu
![]() Terme Ezan Vakti
![]() Şans Oyunları
![]() Reklam
![]() ![]()
|
|||||||
![]() |
||||||||
| 6 Mayıs 2010, Perşembe 7:18
![]() "Ana-babasına hizmet edenin ömrü bereketli ve uzun olur.) [İslam Ahlakı]
(Ana-babasını dine uygun hizmetleriyle razı eden, Allahü teâlâyı razı etmiş olur, onları gazaplandıran, Allahü teâlâyı gazaplandırmış olur.) [İbni Neccar] (Ana-babası, yanında ihtiyarladığı halde, [rızalarını alamayıp] Cenneti kazanamayanın burnu sürtsün.) [Tirmizi] Hasan-ı Basri hazretleri, Kâbe’yi tavaf ederken sırtında yük olan bir zat görüp der ki: Ana-babaya hizmette kusur etmemelidir. Hazret-i İbni Abbas, “Ana-babana karşı, kusurlu, güçsüz, aşağı bir kölenin, sert, kaba efendisine karşı bulunduğu hâl üzere ol!” buyurdu. (Önce annene, sonra babana, kız kardeşine, erkek kardeşine ve sırası ile diğer yakınlarına iyilik et!) [Nesai] (Veysel Karani’nin kavuştuğu bütün ihsan ve dereceler, anasına yaptığı iyilik sebebiyledir.) [R.Nasıhin] (Ya Resulallah, annem müşriktir. Ona iyilik etmem caiz midir?) diye sorana, (Evet, annene iyilik ve ihsanda bulun!) buyuruldu. (Ebu Davud) Her Peygamber, kendi annesinden de üstündür. Buna rağmen, Peygamberler de annelerine hürmet ve hizmet etmişlerdir. Kâfir olan ana-babaya hizmet etmek, nafakalarını vermek, ziyaretlerine gitmek gerekir. Küfre sebep olan şeyleri yaptıracaklarından korkulursa, ziyaretlerine gidilmez. (Bezzâziyye) Hazret-i Musa, Cennetteki komşusunun kim olduğunu Hak teâlâdan sorup öğrendikten sonra yanına gider. Bu bir kasaptır. Kasap, bir parça et pişirir. Asılı zenbili aşağı alır, çok zayıf bir kadına et ve su verir. Üstünü başını temizleyip, zenbile koyar. Kasap, (Bu annemdir. Yaşlanıp bu hale girdi; sabah-akşam böyle bakarım) der. Kasabın annesinin, (Ya Rabbi oğlumu Cennette Musa aleyhisselama komşu eyle) dediğini Hazret-i Musa da işitir. Kasaba, (Müjde, Allahü teâlâ, seni Musa aleyhisselama komşu etti) buyurur. (Şir’a) 2- İyilik etmek. Ana-babaya iyilik ve ihsan, evlada farzdır. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki: (Ana-babaya ihsan, bedbahtlığı saadete çevirir, ömrü uzatır ve insanı kötü ölümden korur.) [Ebu Nuaym] (Ana-babanıza ihsan ederseniz, çocuklarınız da size ihsan eder.) [Taberani] 3- Asi olmamak, karşı gelmemek. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki: İmanı olanlardan Cehennemden en sonra çıkacak olanlar, Allahü teâlânın yolunda olan ana-babasının İslamiyet’e uygun olan emirlerine asi olanlardır. Ana-babanın ve hiç kimsenin, dine uymayan emri yapılmaz. Fakat, ana-babaya, yine tatlı söylemek, onları incitmemek gerekir. Ana-baba kâfir ise, onları kiliseden, meyhaneden, sırtta taşıyarak bile, geri getirmek gerekir. Fakat, oralara götürmek gerekmez. Ana-baba zalim de olsa, onlara karşı gelmek, onlarla sert konuşmak caiz değildir. (Ya Resulallah, yaşlı anama elimle yedirip içiririm. Abdestini aldırır, sırtımda taşırım. Hakkını ödemiş olur muyum?) diye soran kişiye buyurdu ki: Bir zat, (Ya Resulallah, ana-baba, evladına zulmetse de rızalarını almayan Cehenneme girer mi?) diye sorunca, cevaben 3 defa (Evet zulmetseler de rızalarını almayan Cehenneme girer) buyurdu. (Beyheki) Şu halde ana-baba zalim olup, evlada zulmetseler de, günah işlemeyi emretseler de, yine onları üzmemeye, küstürmemeye çalışmalıdır! Günah olan emirleri yapılmaz ama, yine de onları üzücü söz söylemek caiz olmaz. Ana-baba kötü bile olsa, yine onlarla iyi geçinmelidir! Ziyaretlerini terk etmek büyük günahtır. Hiç olmazsa, selam göndererek, tatlı mektup yazarak, telefon ederek, bu günahtan kurtulmalıdır! 4- İtaat etmek, karşı gelmemek, günah olmayan emirlerini yapmak. 5- Sert bakmamak, şefkatle, sevgi ile bakmak. Ana-babasına şefkat ve sevgi ile bir defa baksa, kabul edilmiş bir hac sevabına kavuşur. 6- Üzmemek, incitmemek, rızalarını kazanmak. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki: (Ana-babasını razı eden mümin, ne yaparsa yapsın Cehenneme girmez, inciten de Cennete girmez.) [Şir’a] (Hak teâlâ, bazı günahların cezasını kıyamete kadar geciktirir. Ana-babaya isyan bundan müstesnadır.) [Hakim] Ana-babayı üzmek, onlara eziyet etmek büyük günahtır. Ana-babanın veya hiç kimsenin günah olan emirleri yapılmaz. Ana-babanın yemeklerinde haram karışığı olduğu şüpheli olsa, ana-baba bu yemekten yemesi için evladını zorlasa, evladın o yemekten yemesi gerekir. Çünkü şüpheli şeylerden kaçınmak vera, ana-babanın rızasını almak ise vaciptir. Fakat gayrı meşru emirleri dinlenmez. Mesela onlar, (İçki iç, namaz kılma, yoksa senden razı olmayız) deseler de, haram olan şeyler yapılmaz. Çünkü (Halıka isyan olan işte, kula itaat edilmez) emri vardır. Hak teâlâ buyuruyor ki: Ana-babası günah işleyen çocuk, bunlara bir defa nasihat eder. Kabul etmezlerse, susar. Onlara dua eder. 7- İzinsiz sefere gitmemek. Cihad için izin isteyen birine Peygamber efendimiz, ana-babasının sağ olduğunu öğrenince, (Burada kal, onlara hizmet et, onlara hizmet cihaddır.) (Buhari) Cihada gitmek için gelen başka birisine de buyurdu ki: Biri de, hicret etmek için gelip, (Ya Resulallah, ana-babamı ağlatarak geldim) dedi. Peygamber efendimiz bu duruma üzülerek buyurdu ki: 8- Saygıda, hürmette kusur etmemek. Hadis-i şerifte buyuruldu ki: 9- Onlarla yolda giderken, arkalarından gitmek. Zaruretsiz önlerinde yürümemek. 10- Çağırınca, hemen kalkıp yanlarına gitmek, buyurun demek. Ana-baba çağırınca, farz namazı bozmak caiz olur ise de, ihtiyaç yoksa, bozmamalıdır. Sünnetler bozulur. Hak teâlâ buyurdu ki: Dil ile olan hakları: (Rabbin, yalnız kendisine kulluk etmenizi, ana-babanıza da iyi davranmanızı emretti. Onlardan biri veya ikisi senin yanında yaşlanırsa, kendilerine öf bile deme; ağır söz söyleme, onlarla yumuşak ve tatlı konuş, onlara acı, tevazu kanadını gerip “Rabbim, küçükken beni yetiştirdikleri gibi sen de onlara merhamet et” diye dua et.) [İsra 23, 24] Hasan-ı Basri hazretleri buyurdu ki: 2- Konuşurken sesini, onların sesinden yüksek çıkarmamak. 3- Yanlarında çok konuşmamak, edebi aşmamak. Ana-baba bildiği şeyleri de anlatsa, yine aynı şeyler mi dememek. Hiç duymamış gibi can kulağı ile dinlemek. 4- Kaba, dokunaklı ve argo söz söylememek. Mesela iki kardeşi olan biri, öteki kardeşini kastedip (Oğlun şunu yaptı. Ben yapsam kıyameti koparırdınız) veya (Anne torunu tepene çıkartıyor, çok şımartıyorsun. Söz dinletemiyoruz) gibi sözlerle ana-babayı üzmemelidir. Çocuklarını ana-babanın yanında dövmemeli, azarlamamalıdır. Böyle şeyler ana-babayı üzer. 5- Hanımını onlardan üstün tutmamak. Peygamber efendimiz buyuruyor ki: 6- İsimleri ile çağırmamak, sözlerini kesmemek, sözlerinin arasına girmemek. Bilgiçlik taslamamak. Ana-baba yanlış da söylese, öyle değil diyerek itiraz etmemek. 7- Ana-babanın arasını açacak söz ve hareketlerden uzak durmak. Ana-baba ile oğul veya kızın arasını açacak işlerden uzak durmak. Gelinleri, ana-baba ile oğullarının arasını açacak sözlerden uzak tutmalıdır. Peygamber efendimiz, (Ana ile oğulun arasını açana lanet olsun) buyurmuştur. (Gunye) 8- Konuşurken, yap, yapma gibi ifadeler kullanmamak. Yapar mısın gibi ricada bulunmalıdır. 9- Hayır dualarını almak. Ana-baba duasını ganimet bilmek. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki: 10- Beddualarını almamak. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki: (Kendinize, evladınıza ve malınıza beddua etmeyin! Duaların kabul olduğu bir saate rastlar da bedduanız kabul olur.) [Müslim] Ana-baba çağırdığı zaman herhangi bir işle uğraşırsan, hemen onu terk edip, derhal ana-babanın emrine koş! Anan-baban sana kızıp bağırırsa, onlara sen bir şey söyleme! Ananın-babanın duasını almak istersen, sana emrettikleri işleri çabuk ve güzel yapmaya çalış! Bu işini beğenmeyip sana gücenmelerinden ve beddua etmelerinden kork! Sana darılır iseler, onlara karşı sert söyleme! Hemen ellerini öperek gazaplarını teskin et! Ananın-babanın kalblerine geleni gözet! Çünkü senin saadet ve felaketin, onların kalblerinden doğan sözdedir. Anan-baban hasta ise, ihtiyar ise, onlara yardım et! Saadetini onlardan alacağın hayır duada bil! Eğer onları incitip, beddualarını alırsan, dünya ve ahiretin harap olur. Atılan ok tekrar geri yaya gelmez. Onlar hayatta iken, kıymetini bil! Kalb ile olan hakları: 2- Sevmek. Her fırsatta ana-babanın ellerini öpmeli, sevdiğini hissettirmelidir. Hadis-i şerifte buyuruldu ki: 3- Sevinçlerine sevinmek. Bir şeye sevinince, (Ne iyi olmuş, hayırlı olsun) gibi sözlerle memnuniyetini bildirmelidir. 4- Üzüntülerine üzülmek, dertleri ile hemdert olmak. Bir şeye üzülmüşlerse, (Geçmiş olsun) diyerek ilgilendiğini, üzüldüğünü bildirmeye çalışmalıdır. 5- Çok söylemelerinden incinmemek. İncinse bile, kesinlikle incindiğini hissettirmemek. 6- Sitem ve cefalarına kızmamak. Sözlerini hiç duymamış gibi hareket etmek. 7- Onlardan razı olmak. Ne yapıp yapmalı, onların rızalarını almaya çalışmalıdır. Hadis-i şerifte buyuruldu ki: (Allahü teâlânın rızası ana-babanın rızasındadır.) [R. Nasihin] 8- İncitmekten çok korkmak. İsra suresinin 23. âyet-i kerimesinde ana-babaya iyi davranmak, onlara yumuşak ve tatlı söylemek emredilmektedir. Gaflete düşüp ana-babanın kalbini kırarsan, derhal rızalarını almaya çalış, yalvar ve ne yaparsan yap, onların gönlünü al! 9- Nazlanmamak. Aksine onların nazına katlanmalıdır. Çünkü ana-baba küçükken bizim çok nazımızı çektiler. Nazlanma sırasının onlarda olduğunu unutmamalıdır. 10- Sıkıntı görse de, ölseler de kurtulsak diye düşünmemek, çok yaşamalarını arzu etmek. Onlar, bizden çok sıkıntı gördükleri halde, yaşamamızı istemişlerdi. İcabında kendileri aç durup bizi doyurmuşlardı. Mal, para ile olan hakları: 2- Uzakta iseler ziyaretlerine gitmek. Ana-baba ve mahrem akrabaları ziyaret etmek vaciptir. Hiç olmazsa, selam göndererek, tatlı mektup yazarak bu günahlardan kurtulmalıdır. Ziyarette sıra, ana, baba, evlat, dede, nine, kardeş, amca, hala, dayı ve teyzedir. 3- Beraber yemek. 4- Arzularını sormak, öğrenip yerine getirmek. 5- Evlerini temizlemek, boyamak, tamir etmek. 6- Para vermek. İhtiyaçları olup da söyleyemezler belki. 7- Malı, parayı onlara serbest etmek. Ne zaman isterseniz, malım, param size feda olsun demeli, bir kızgınlıkları varsa, bu yolla onları teskin etmelidir. Ana-babaya harcanan paradan sual olunmaz. Muhtaç olan ana-babaya yardım farzdır. Kur’an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki: Kime infak edeceğini soran kimseye Resulullah efendimiz, (Kendine, ana-babana, sonra hanımına ve çocuklarına, hizmetçine bundan sonrasını da artık sen bilirsin) buyurdu. (Nesai) Babası hasta olup, bakacak kimse bulunamazsa, kocasından izinsiz gidip hizmet eder. Zimmi baba da böyledir. Çocuk, zengin olan babasına bakmaya mecbur değildir. (Bezzâziyye) Zengin çocuğun, fakir olan ana-babasına nafaka vermesi farzdır. Fakir kimsenin, fakir babasına nafaka vermesi farz değildir. Fakir olan ana-babasını kendi evine alıp, birlikte otururlar. (Fetava-i Hayriyye) Ana-babadan birine iyilik edince öteki incinirse, babaya hürmet ve itaat etmeli, anaya hizmet, yardım ve ihsan etmelidir. 8- Ara sıra güzel yemek yapıp, davet etmek. Gönülleri ister de, belki söyleyemezler. 9- Dostlarını, dost bilip davet ederek gönüllerini almak. Düşmanlarından da uzak durmaya çalışmak. 10- Hastalandıkları zaman, tedavileri ile meşgul olmak, ilaç almak. Bir bakıcı, bir hizmetçi tutmak yerine, bizzat kendisi hizmet etmeye çalışmalıdır. Vefatlarından sonraki 40 hak: 2- Sünnet üzere yıkamak. Bu işi bilen iyi kimselere yıkatmalıdır. 3- Sünnet üzere kefenlemek. 4- Caiz olmayan kefen yapmamak. 5- Sünnet olan sayıya dikkat etmek. Erkeklere 3 parçadan fazla yapmamak. 6- Kefende israf etmemek. 7- Helal parasından kefen almak. 8- Cenaze namazını biliyorsa kendisi kıldırmak. Bid’at ehli kimselere kıldırmamak. 9- Onlara hep dua etmek. Bir hadis-i şerif meali: (Ana-babasına dua etmeyenin rızkı kesilir.) [Şir’a] 10- Toprağa kendisi koymak. 11- Mezarı kazan ve çalışanları memnun etmek. 12- İyi ve salih kimselerin arasına defnetmek. 13- Kötülerin arasına gömmemek. Çünkü kötü komşudan onlara sıkıntı gelir. 14- Kabrin üzerini balık sırtı gibi yapmak. 15- Kerpiç kullanmak. 16- Pişmiş tuğla kullanmamak. Çivi, tuğla gibi fırınlanmış şeyleri kabrin içinde kullanmak mekruhtur. Kabrin üstünü, dışardan tuğla ve mermerle örtmek caizdir. 17- Toprağı başında sadaka vermek. 18- Kabir başında dua etmek. [Sadakayı ve duayı geciktirmemek. 40. ve 52. gece gibi bid´at olan işlerden uzak durmak.] 19- Borçlarını ödemek. 20- Telkini kendi vermek. 21- İskatını hemen yapmak. Ölünün namaz ve oruç borcu için, başkası onun yerine namaz kılamaz ve oruç tutamaz. Hadis-i şerifte buyuruldu ki: 22- Mezar taşına caiz olmayan ifadeler yazdırmamak. Mesela Fatiha veya Besmele veya âyet yazmak caiz değildir. Latin harfleriyle de caiz olanı yazmamalıdır. Başkaları uzun yıllardan beri yazıyorsa da, caiz değildir. 23- Vasiyetlerini yerine getirmek. Dine uygun değilse yerine getirilmez. 24- Namazlardan sonra dua edip, sevaplarını onların ruhlarına göndermek. Hadis-i şerifte buyuruldu ki: 25- Sevabı onlara olmak üzere oruç tutmak. 26- Sevabı onlara olmak üzere hac etmek. Âlimlerin çoğuna göre ana-baba için hac caizdir. 27- Sevabı onlara olmak üzere sadaka vermek. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki: 28- Kabirlerini ziyaret edip Kur’an-ı kerim okumalıdır. Hadis-i şerifte buyuruldu ki: 29- Kabirlerini Cuma günleri ziyaret etmek. Hadis-i şerifte buyuruldu ki: 30- Ziyarette dua ve Kur’an-ı kerim okumakla meşgul olmak, uygunsuz söz söylememek. 31- Sağlıklarında incinmiş iseler, çocuk salih olunca razı olurlar. Onların öğrettikleri iyi şeylerle amel ettiği müddetçe, sevabı onlara da ulaşır. 32- Onlardan kötü bir yol edinmiş ise, her yaptığından onlara da günah ve azap gider. Bunun için, onlardan veya onların vasıtası ile öğrendiği kötü şeyleri terk etmeli, kendi kötü amelleri ile, onlara kabirde azap ettirmemelidir. 33- Ana-babaya sövmemek. Hadis-i şerifte, (Ana-babaya sövmek büyük günahtır) buyuruldu. (Buhari) Yani birinin ana-babasına söversen, o da senin ana-babana sövebilir. 34- Yakınlarına iyi davranmak. Hadis-i şerifte buyuruldu ki: 35- Dostlarını ziyaret etmek. Hadis-i şerifte buyuruldu ki: 36- Dostları ile görüşmek. Hadis-i şerifte (İyiliklerin en mükemmeli, baba dostunu görüp gözetmektir) buyuruldu. (Müslim) 37- Fıtır bayramında, sevabı onlara olmak üzere sadaka-i fıtır vermek. 38- Kurban bayramında sevabı onlara olmak üzere kurban kesmek. 39- Ana-babanın sevdiği yemeği yapıp, fakirlere verip ruhlarını şâd etmek. 40- Kötülüklerini söylememek. Hadis-i şerifte (Ölülerinizi hayırla anın, iyiliklerini söyleyin, kötülüklerini açıklamayın) buyuruldu. (Tirmizi) Ana Baba hakkı ile alakalı sohbetler Ana baba Hakki Muhterem Müslümanlar! Anne ve babanın hakları, sayılmakla bitecek kadar az değildir. Bunlardan bir kısmını hatırlatmak Geceleri evlâdının istirahat! uğrunda kendi rahatını feda etmiş, yavrusu ağlayacak olsa ızdıraba tutulmuştur. Annenin yüzü evlâdının çileleriyle sararmış; servi gibi boyu, çocuğunun yükü altında iki büklüm olmuştur. Bir evlât, iman sahibi, ahlâk ve fazilet sahibi ise hep anne ve babanın telkin ve terbiyesi ile olmuştur. Baba da evlâdının nafakasını tamamlamak, tahsil ve terbiyesini öğretmek için fikren ve bedenen, maddeten ve manen hiçbir fedakârlıktan çekinmemiştir. Anne ve babanın bu kadar iyiliklerine nail olan bir evlât onlara teşekkür etmeyecek olursa Allah’a şükretmiş sayılamaz. «Biz insana ana ve babasını tavsiye ettik. Onun anası kendisini za’f üstüne za’f ile taşımıştır. Sütten ayrılması da iki yıl (sürmüştür). «Bana ve ana ve babana şükret. Dönüşün ancak banadır (dedik)» buyurmaktadır. Delikanlının bîri, Resûlüllah (s.a.v.) e gelerek harbe gitmek için izin istemişti. Peygamber Efendimiz, anne ve babasının hayatta olup olmadığını sormuş ve her ikisinin de sağ olduğunu öğrenince, «Git, onların arasında cihâd et» buyurmuştur» Bu hadîs-i şerif, anne ve babaya hizmetin Allah yolunda cihat etme sevabına denk olduğuna işaret etmektedir. Bir adam Resûl-i Ekrem’in huzuruna gelerek: «Anandır, sonra yine anandır, daha sonra yine anandır, soura baban, sonra yakınlık derecesine göre (diğer) hısımlarındır» buyurmuştur (1). Anne ve babamıza göstermemiz gereken hürmeti, onların ebevey- ‘ nimiz olması sebebiyle göstereceğiz. İster okumuş, isterse cahil olsunlar, yahut mirmin veya kâfir bulunsunlar, evlâdın onlara karşı vazifede kusur etmemesi gerekir. Anne ve baba, evlâdına dine aykırı olmayan bir iş emrederse evlât onu yapmak mecburiyetindedir. Fakat dine aykırı bir teklifte bulunursa itaat gerekmez. Zira Kur’ân-ı Kerimin Ankebut sûresinin 8. âyetinde: «Biz insana ana ve babasına güzellik (ve iyilik yapmasını) tavsiye ettik. Eğer onlar hakkında bilgin olmayan (tanımadığın) bir şey’i bana ortak koşman için uğraşırlarsa kendilerine itaat etme. Dönüşünüz ancak banadır. Binâenaleyh ne yapar idiyseniz size ben haber vereceğim.» Hazret-i Âişe’nin kız kardeşi Esma, Peygamber Efendimize gelerek dedi ki: «Annem (islâmiyet! kabulden) yüz çevirdiği halde (bana bir hacet için) geldi. Ona iyilikte bulunabilir miyim?» demiş. Resûl-i Ekrem: Anne ve babaya karşı hürmet, saygı ve tevâzuda son derece dikkat göstermeliyiz. Zira onların ayaklan altında cennet gizlidir. Ebedî âlemin nimetleri, onları memnun etmemizle bize verilecek, onların hayır duaları ile cennetin pınarlarından içmek nasip olacaktır. Allah Teâlâ Kitab-ı ilâhîsinde buyuruyor ki: Anne ve babaya «öf» demeye bile müsaade etmeyen Mevlâ-i zül-celâl, onlara karşı kötü söz sarf etmeye razı olur mu hiç? Bir şahsınannesine sövüp onu kızdıran, neticede kendi annesine sövdürmeye sebep olan kimse, kendi annesine sövmüşcesirıe büyük bir günah irtikâp etmiş sayılır. Abdullah bin Mes’ûd diyor ki: Peygamber (s.a.v.) e: «Vaktinde kılınan namazdır» buyurdu. Ben: «Allah yolunda cihadtır» cevabını verdi (4). Anne ve baba ile ilgili vazifeler, onların hayatı ile sınırlı değil-’ dir. Onların vefatından sonra dost ve arkadaşlarına hürmet, saygı ve ikram suretiyle bu vazife devam edecektir. Anne ve babamız, hayatta olup da dostlarına yaptığımız bu iyiliği görselerdi ne derece memnun olurlardı! Vefat etmelerinden sonra onların arkadaşlarına yaptığımız ikramı ruhan müşahade eder ve memnun olurlar. Hazret-i Ömer’in oğlu Abdullah (r.a.) Medine’den Mekke’ye doğru giderken yolda bir ârâbî ile karşılaştı. Ibni Ömer ona selâm verdi, merkebinden inerek onu bindirdi, başından sarığını çıkarıp kendisine verdi. Yapılan bu büyük ikramı gören îbni Dînâr dedi ki: «Allah iyiliğini versin, bunlar, az bir şeyden bile razı olan ârâbî-lerdir» Abdullah b. Ömer şöyle mukabele etti: «Bu şahsın babası, (babam) Ömer bin el-Hattâb’ın sevdiği (bir kimse) idi. Ben. Resûlullah (s.a.v.) den şöyle söylerken işittim: «iyi liğin en üstünü, bir kimsenin babasının sevdiği (dostları) na yaptığı bir çaresi olup olmadığını sordu. Resûl-i Ekrem onun günahının neolduğunu sormayıp sadece: * oTeyzen var mı?» buyurdu. O kimse de Anne ve babasının yüzüne gülmek bile bir nevi ibadet ve tızâi ilâhiye erişmeye vesiledir. Onlara isyan etmenin aynı zamanda Allah’a İsyan etmek olduğunu hatırından uzak. tutmamalıdır. üyük günahların başında Allah’a şirk koşmak, onun peşinden anne ve babaya isyan gelmektedir. Artık bu kadar büyük bir günahtan nasıl sakınmak gerektiğini her evlât düşünmelidir. Ana baba hakkıyla ilgili sorular Sual: İhtiyar ve salih anam babam yanımdadır. Ancak sıkıntıları çok fazla. Ayrı bir ev tutsam uygun olur mu? Sual: Yaşlanmasına rağmen babam namaz kılmıyor, annem açık geziyor. Bunları zorlayabilir miyim? Sual: Babam ölünce annem biriyle evlendi. Bana yardım et diyor. Anneme yardıma mecbur muyum? Sual: Babam, evlenmeme yardımcı olmuyor. Halbuki bir hadis-i şerifte baba oğlunu evlendirmeye mecburmuş. Babamın benim evlenmeme yardımcı olması gerekmez mi? Sual: Ana baba, oğlunu namaz kılmadığı ve oruç tutmadığı için zorlayabilir mi? Sual: Baba ehl-i sünnet değilse yahut namaz kılmıyor ve içki içiyorsa da bedduası kabul olur mu? Sual: Anam babam ateisttir. İslamiyet’e gericilik diyorlar, namazımı bıraktırmaya çalışıyorlar. Bayramda ziyaretlerine gitmesem günah olur mu? Sual: Babam vasiyet etmeden öldü. İskatını yapmam caiz midir? Sual: Babam, (Sigara içersen hakkımı helal etmem) demişti. Şimdi öldü. Sigara içebilir miyim? Sual: Kötü iş yapan ana-babamı sevmemem günah mı? Sual: Yatalak hasta olan annesinin altını oğlu temizleyebilir mi? Sual: Memlekette babamın dostları var. Onları ziyaret etmem gerekir mi? (Babanın dostluğunu koru, dostlarıyla dost ol. Şayet babanın dostluğunu korumazsan, Allahü teâlâ da senin nurunu söndürür.) [Buhari] (Baba dostuna iyilik, babaya iyilik demektir.) [Taberani] İmam-ı Rabbani hazretleri, (Evlada yapılan iyilik de, babaya yapılmış demektir) buyuruyor. O halde, çocuklarına iyilik etmek, ölmüş veya yaşayan babaya iyilik etmek demektir. Sual: Fakir olan ana ve babaya, zengin olan kız çocuğunun da nafaka vermesi bakması gerekir mi? Oğlunun oğlu ile kızı bulunan ana ve babaya yalnız kızları bakar. Halbuki, mirası kız ile torun yarı yarıya alır. Ana babaya nafaka Fakir evladın, fakir babasına nafaka vermesi farz değildir. Fakir olan ana babasını kendi evine alıp, birlikte geçinirler. (Fetava-i Hayriyye) Fakir baba, kaybolan büyük oğlunun yalnız menkul mallarını, kendi nafakası için satabilir. Binasını, toprağını satamaz. (Dürer-ül-hükkam) Baba bedduası Fasık ana baba Ana babanın emri Bu haber 327 kez okunmuştur.
|
![]() Üye Girişi
![]()
![]() Röportaj
![]() ![]() Yazarlar
![]() ![]() BAŞBAKAN ve BÖLÜCÜ SÖYLEMLER ÜZERİNE 7 Eylul 2010 ![]() ![]() Video
![]() Sisteme Kayıtlı Günün Ayeti Bulunmamaktadır.
Kaynak Yok |
|||||||