13 Aralık 2017 Çarşamba



AMAZONLAR Bunları Biliyor musunuz

Hepimizin malûmları olduğu üzere çok eski bir geçmişe sahip olan güzel Ünyemizde, tarih boyunca pek çok millete mensup insan toplulukları yaşamıştır. İşte bunlardan biri de Dünyanın en cesur, en güçlü savaşan kadınları olarak kabul edilen AMAZONLAR

17 Ocak 2014 Cuma 13:10
Bu haber 3386 kez okundu
AMAZONLAR Bunları Biliyor musunuz

Makale : Yüksel ŞEN


Emekli Bankacı - Gazeteci - Şair ve Yazar


  


Değerli ÇAĞRI okuyucuları;


Hepimizin malûmları olduğu üzere çok eski bir geçmişe sahip olan güzel Ünye'mizde, tarih boyunca pek çok millete mensup insan toplulukları yaşamıştır. İşte bunlardan biri de Dünya'nın en cesur, en güçlü savaşan kadınları olarak kabul edilen AMAZONLAR'dır.


 


Tarihin babası HEREDOT, başta Karadeniz olmak üzere, bütün Anadolu'yu, Akdeniz kıyılarını, Yunanistan'ı, Mısır'ı, Arabistan'ı, Sicilya'yı yani o zamanın bilinen Dünya'sını en ücra sınırlarına kadar gezmiş, seyahatleri esnasında gözlemlerini not ederek ünlü tarihini yazmışlar.


          


Türk Edebiyat Dünyası'nın HALİKARNAS BALIKÇISI olarak tanıdığı Cevat Şakir KABAAĞAÇLI da HEREDOT'un verdiği bilgilerin ışığı altında, ANADOLU EFSANELERİ isimli yapıtını kaleme almıştır.


 


Sayın yazar, bu değerli eserinde Amazonlar'la ilgili olarak şöyle diyor :


 


 "Anadolu'nun Kuzey Doğu'sunda seyahate çıkıyoruz. O yerlerde Anadolu'nun efsanevî halkından yurttaşlarımız AMAZONLAR oturuyorlardı.


 


Thermodon Nehri'nin Karadeniz'e döküldüğü noktada vaktiyle yükselmiş olan Themyscira (Temissira) şehri onların başkenti olarak bildirilir. Thermodon Nehri ya Fatsa'da veyahut Ordu'da Karadeniz'e akan nehir veya derelerin biriydi.


 


Temissira, bu taktirde bugünkü Fatsa ve Ordu şehirlerinin bulunduğu yerde veyahut onların civarında idi. Başlangıçta oraları Hitit İmparatorluğu'nun göbeği iken sonraları, Hellenik, Hellenistik ve Roma Devri'nde Pontos olarak adlandırıldı.


 


 Amazonlar'ın Anadolu için büyük ehemmiyeti vardır. Çünkü İzmir'in, Efes'in ve Anadolu kıyısındaki daha bir çok şehrin ilk önce Amazonlar tarafından kurulduğu ısrarla iddia edilmekte; hattâ İzmir, Efes, Mirina, Girinya, Kime kelimelerinin de bu şehirleri kuran Amazonlar'ın adları olduğu ileri sürülmektedir.


            


Eski Yunanlılar tarafından kat'i suretle inanılan ve onlarca millî bir mahiyet almış olan menkıbelerin arasında hiçbiri Amazonlar'a ait olanlar kadar meraklı değildir. Amazonlar Anadolu'da yaşamış olan savaşçı kadınlardı. Çok güçlü, kuvvetli ve cesur, hattâ eski Yunanistan'ın en büyük efsanevî kahramanlarına denk muharipler idiler.


 


 Filozof Eflâtun ve İzokrat Amazonlar'ın Yunanistan ve hattâ Atina'ya akın etmiş olduklarını kat'i bir tarihî hakikat olarak kabul ilân ederler. İsa'dan önce dördüncü yüzyılda yaşamış olan o büyük dimağlar öyle kolay kolay mitolojik efsanelere inanacak zekâlardan değildiler. Amazonlar hakkında söylenen hikâyeler İsa'dan önce yirminci yüzyıldan onikinci yüzyıla kadar geçen sekizyüz yıla aittir..."



Terme Çayı (Thermodon R.)


 "Ünlü İspanyol Kâşifi Orellana Güney Amerika'da savaşçı kadınlara rast geldiğinden dolayı, Maranon Nehri'ne AMAZON adını münasip görmüştü."


 


Gerek Heredot'un ve gerekse Amasyalı STRABON'un yazılarından anlaşıldığına göre Fatsa, Ordu ve çevresinde oturan Amazonlar'ın muhtemelen Ünye'de de yerleşik oldukları aşikârdır.


 


Amazonlar'ın yerleşmiş olduğu alanlar kaynaklarda Karadeniz kıyıları olarak tanımlanmaktadır. Özellikle Thermodon (Terme Çayı) kıyısında Themiscyra kentini kurmuş oldukları bilinmektedir.  Themiscyra kentinin Terme ile Ordu arasında olduğu sanılmaktadır. Birçok efsanede adları geçen Amazonlar sadece kadınlardan oluşan bir topluluktu; savaşmayı çok seven ve savaşçı olarak ün yapmışlardı. (Samsun ve Çevresi Turizm Envanteri, Sayfa : 87).


 


Zira, Mayıs/1974'de yayımlanan "BİZİM BOLAMAN" Dergisi'nin 1'inci sayısında, Sayın Orhan Naim HAZİNEDAR "KENTLERİMİZ - KÖYLERİMİZ - BOLAMAN" başlıklı yazısında AMAZONLAR'a da değinmiştir.


            - Eski ÜNYE limanının, Karadeniz'in Hamburg'u diye isim yaptığını,


            - Kentin, tarihte Oney, Onea, Oeneo, Ünyüs gibi isimlerle anıldığını; bu isimlerden Ünyüs'ün Yunanca "iyi san'at" manâsına geldiğini,


            - Farnak II Devri'nde Ordu ili toprakları, bilhassa Fatsa civarı önem kazanmıştı. Fatsa'nın bugünkü Hükûmet Binası'nın olduğu yerde, Fanizan adındaki kızı için Farnak II tarafından bir şato inşa ettirilmiştir.


 


Bu binadan dolayısı semte, dolayısıyla Fatsa'ya Fanizan adı verilmişti. Daha sonraki yüzyıllarda bu yer Fanise, Fanisan, Pytan, Façe ve Fatsa adıyla anılmıştır. Ayrıca kentin Side olarak da bilindiğini,


                


            - Vilâyetimiz Ordu'nun yerleşim yeri "Bayramlı Kasabası, civarın sayılı derebeylerinden Gedikalioğulları ile Alaybeyoğulları tarafından müşterek olarak işgal edilir. Halbuki ise, o tarihe kadar Bayramlı'da sözü geçen aileler Felekoğulları ile Uzunömeroğulları'dır.


 


Bu aileler, işgal olayını kan dökmeden tatlıya bağlamak isterler. Karşılıklı konuşmaya karar verilir. Alaybeyoğulları'ndan İbiş Ağa adlı biri, Felekoğlu'nu tuzağa düşürerek ve şişleterek öldürür; ardından bütün Felekoğlu ailesinin fertlerini (2 çocuk hariç) öldürmeyi başarır.


 


Bayramlı bölgesinde büyük bir huzursuzluk baş gösterir. Durum, Trabzon vasıtasıyla Padişah'a intikal ettirilir. Padişah, Ünye'de bulunan Osman Paşa'ya emir verir; Osman Paşa, gözü pek kumandanlarından ve aslen Ünyeli olan GENÇALİOĞLU adlı bir subayını askerleriyle Bayramlı'ya gönderir.


 


Gençalioğlu, sert hareket eder; İbiş Ağa'yı ele geçirerek kafasını keser. Gedikoğlu, bütün ailesi ve yakınlarıyla birlikte Suşehri'ne kaçar. Gençalioğlu huzuru sağlar. Ordusu ile tekrar Ünye'ye döner.


 


Gençalioğlu'nun askerleri Bucak yakınında, bugünkü şehrin olduğu yerde konakladığı için, bu ordugâha gidip gelmelerden dolayı, bulundukları yere ORDU adının verildiğini",


 


- Orta Mahalle'de bugünkü Merkez Ortaokulu bahçesinde bir Rum Kilisesi'nin bulunduğunu; 1873 yılında yapılan bu kilisenin Çan Kulesi'ndeki çanın, İstiklâl Harbi'nde faal rol oynayan, Yunan ve Pontos düşmanı Giresunlu Topal Osman Ağa ve arkadaşları tarafından yerle bir edildiğini,


Solda : Ortamektep (Meçhulasker İlkmektebi)


Ortada : Sarnıç ve Merdiveni - Sağda : 1873 Yılında Yapılıp 1954/55'te Yıkılan Rum Kilisesi


Ünye : Ortamektep Talebesi Beden Terbiyesi Dersinde


 


   - Gene Orta Mahalle'de sadece hanımların alışveriş etmesine yönelik bir pazar kurulduğunu ve adına Karılar Pazarı dendiğini,


            - Çok eski yıllarda kurulmuş olmasına rağmen, bu pazar yerinin bulunduğu, şimdiki Türbe Sokağı'nın tepeye yakın kesimine ve musalla taşının bulunduğu mahale, Ünyelilerin halen Karılar Pazarı dediklerini,



Türbe Caddesi


            - Bundan 40 - 50 sene evvel bu mahalde, bilhassa Bayram Günleri'nde halkın eğlencesini temin etmek üzere, şimdiki modern Lunapark'lara benzer dönme dolaplar kurulduğunu ve bu dolapların insan gücüyle çalıştırıldığını,


 


- Değerli arkadaşım, Sayın Refaiddin ŞAHİN'in bir sohbet sırasında bana anlattığına göre, Ünye'de yetiştirilen ve nefasetine doyum olmayan o güzelim kirazlara ve bazı armut türlerine ait ilk fidanların BATUM'dan getirilip, bahçelere dikildiğini,


 


            - Ünye ile ilgili ilk kitabın 1930 yılında "ÜNYE REHBERİ" adıyla, KELLEROĞLU M. BAHATTİN Bey; ilk mahallî gazetenin de "GENÇ DEMOKRATLAR" serlevhasıyla 1954 yılında Mahir KOCAOĞLU, Abdullah TONYALI tarafından çıkarıldığını,


            - Bugüne kadar Ünye üzerine yayımlanmış tüm eserleri, Ankara'da Millî Kütüphane arşivlerinde rahatlıkla bulabileceğinizi,


            Biliyor musunuz?


 


            Şen ve esen kalınız.


 


YARARLANDIĞIM KAYNAKLAR


Anadolu Efsaneleri - Halikarnas Balıkçısı (Cevat Şakir Kabaağaçlı),
Ordu Tarihi ve 50. Yılda Ordu Şehri (Sıtkı Çebi),
Evliyâ Çelebi Seyahatnamesi,
Renkli Sosyal Bilgiler Ansiklopedisi (Dr. K. Ekrem Uykucu),
Renkli Ülkü Okul Ansiklopedisi (Güven Yayınları),
Vatan Gazetesi Ordu Özel Sayısı,
Ünye İle İlgili Özel Arşivim.


 


 Yüksel ŞEN




Yazar : John FREELY
The Redhouse Guide to THE BLACK SEA COAST of TURKEY
TÜRKİYE UYGARLIKLAR REHBERİ


MARMARA ETRAFINDA - KARADENİZ KIYISI


(YKY - 1748, 2. Cilt, 10. Bölüm, 3. Baskı, sh. 113, 2004/İst.)


 


Terme'ye Themiskyra, Terme Suyu'na Thermodon denirmiş eskiden. Strabon, Pontos sahilinin bu kesiminin Amazonlar olarak bilinen efsanevî kadın savaşçılar ırkının memleketi olduğunu belirtiyor Geographilca adlı eserinin VI. Bölümü'nde :


 


Bütün yazarlar, Themiskyra ve Thermodon'un üstündeki ovaların ve onların üstündeki dağların Amazonlara ait olduğundan söz etmişlerdir. Amazonlar yılın on ayını çift sürmekle, tarım ve hayvancılıkla, özellikle de at eğitmekle geçirirlerdi, ama en gözü kara olanları ava çıkar, savaş idmanı yapardı. Sağ ellerini her işi yaparken, özellikle mızrak atarken rahat kullanabilmeleri için sağ göğüsleri bebekken dağlanırdı. Ok, yay ve hafif kalkanlar kullanırlar, vahşi hayvan postlarından miğfer, giysi ve kemer yaparlardı.


 


 Baharda iki aylığına onları Gagarianlar'dan ayıran komşu dağa çıkarlardı. Yerel gelenek uyarınca Gagarianlar da aynı yere Amazonlar’la birlikte kurban kesmeye ve soyu sürdürmek için ilişkiye girmeye giderlerdi, bu işi karanlıkta hangi Amazon denk gelirse onunla yaparlardı; hamile kaldıktan sonra onları geri gönderirlerdi; doğan kız çocuklar Amazonlar’ın yanında kalır, erkek çocukları ise yetiştirmek üzere Gagarianlar alırdı; her Gagarian kendine getirilen çocuğu belirsizlik yüzünden kendisinin kabul eder ve büyütürdü.

Bu habere yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    GAZETE MANŞETLERİ
    EN ÇOK OKUNANLAR
    BUGÜN
    BU HAFTA
    BU AY
    EN ÇOK YORUMLANANLAR
    BUGÜN
    BU HAFTA
    BU AY
    ARŞİV