Yazdıkları Tüyler Ürpertti! Bir Doktorun Corona Günlüğü
Advert
Advert
Advert

Yazdıkları Tüyler Ürpertti! Bir Doktorun Corona Günlüğü

Koronavirüs salgınıyla boğuşan İngilterenin başkenti Londra'da görevli bir doktorun günlüğüne yazdıkları tüyler ürpertirken, durumu halen ciddiye almayanlar için ibretlikti.

Yazdıkları Tüyler Ürpertti! Bir Doktorun Corona Günlüğü
Bu içerik 2276 kez okundu.
Advert

Koronavirüs kabusu hız kesmiyor. Dünyada 177 ülkeye yayılan salgında, vaka sayısı 725 bine yaklaştı, ölü sayısı ise 34 bini geçti. ABD, İtalya ve İspanya, virüsün kalbi Çin'in yanı sıra salgından en çok etkilenen ülkeler olarak öne çıkıyor.

20 bin civarında vakası bulunan İngiltere'nin başkenti Londra'da çalışan bir doktor, yazdığı günlükle hastalığın ciddiyetini ve yaşadığı kabus gibi olayları anlattı. Doktorun günlükleri Milliyet gazetesinde yer aldı.

Londra’da, koronavirüsü salgınının en kötü vurduğu hastanelerinden birinde görev yapan genç bir doktor, koğuşların hastalarla nasıl dolup taştığını ve hem sayı hem de imkan olarak yetersiz kalan sağlık görevlilerinin nasıl ölüm kalım kararları vermek zorunda kaldıklarını söyledi.

Pazartesi gecesi

"Dört gecelik mesainin ilki. Bu, şimdiye kadarki en yoğun gece. Hastane bir savaş bölgesini andırıyor, ama korkarım ki iki hafta içinde geriye dönüp baktığımızda bunun fırtınadan önceki sessizlik olduğunu anlayacağız."

"Akut bakımda çalışıyorum. Yoğun bakım ünitesine gitmeden önce hastaları hayatta tutmak benim işim. Personelin yarısı yok, kendilerini karantinaya alıp izole etmek zorunda kaldılar çünkü kendilerinde veya akrabalarında virüs belirtileri var."

"Covid-19'lu yaklaşık 25 hasta var. Öksürük ve ateşi olanlar eve gönderiliyor. Bu gece, 40'lı yaşlarında göğüs röntgeni çok kötü olmayan bir hastayı taburcu ediyorum. Oksijen seviyeleri ve kan basıncı normal görünüyor."

"İnsanların nasıl hızlı bir şekilde kötüleşebileceğini biliyoruz, ancak mümkün olduğunca fazla yatağı boş tutmamız gerekiyor. Tedavi ettiğim hastaların çoğu invaziv ventilasyon için hazır değil, ancak nefes almak için yardıma ihtiyaç duyuyor ve basınçlı oksijen kullanıyorlar. Hastalıkta nefes darlığı oldukça yaygın ve gelen herkes korkuyor. Hastalara güven vermek istiyoruz ama yapamıyoruz. Vardiyam sona erene kadar altı yaşlı hastayı kaybettik."

Salı gecesi

"İşte gelmek için metroda beklerken bir grup gencin şakalaştığını gördüm. Sosyal mesafe kuralına uymuyorlardı. Onlara bağırmak istedim. Eğer virüsü kapar ve sonra da akrabalarına geçirirlerse, ölümleri onların hatası olacak. Bu gece şimdiye kadarki gecelerin en kötüsü. Hastane 24 saatte 20 hasta kaybetti. Kalp masajı başarısız oldu ve ben de iki hastayı kaybettim. Korkunç bir his ama bunu sindirecek zamanım yok."

"Kişisel korunma ekipmanlarımızın tedariki en iyi ihtimalle "düzensiz" olabiliyor. Kalp masajı yaptığımız zaman özel solunum maskeleri takmamız gerekiyor. Eğer bulamazsak ince bir önlük ve kağıt maske takmak zorundayız."

"Kalp masajı bazı durumlarda personelin doğru koruyucu kıyafetleri bulmaya çalışırken hastanede koşturmak zorunda kaldığı için 10 ila 15 dakika gecikebiliyor. Çünkü koruyucu kıyafetler yetersiz sayıda olduğu için hepimiz paylaşıyoruz. Koruyucu kıyafetler ve solunum maskesi gelene kadar göğüs kompresyonu yapmalıyız."

"Virüs akciğerlere saldırıyor, bu durum da kalp üzerinde baskı oluşturuyor. Ölen hastaların çoğu, kalpleri dayanmadığı için ölüyor. Bu salgına kadar hayatımda belki bir kere kardiyopulmoner resüsitasyon yapmam gerekmişti. Şimdiyse her akşam beş-altı hastaya uygulamak zorunda kalıyorum."

"Çok zayıf veya yaşlı olan hastalara kardiyopulmoner resüsitasyon yapmıyoruz, çünkü sert bir uygulama ve hayatta kalamayacaklarını biliyoruz.

Çarşamba gecesi

"Acil servis alışılmışın dışında bir şekilse sessiz. Çünkü corona virüsü rahatsızlığı dışındaki hastaları evlerine gönderiyoruz. Bence her şey bittiğinde, insanları nasıl kabul ettiğimizi yeniden değerlendireceğiz. Geçmişte çok temkinli miydik?"

"Hiçbirimiz görmezden geldiğimiz ama aşikar olan o gerçekle ilgili konuşmuyoruz: Hastaneye gelmekten çok korktukları için ölecek olan ya da bizim işimiz başımızdan aşkın olduğu için yeterli düzeyde ilgilenilmedikleri için ölen hasta sayısı."

"Bu akşam mide kanaması geçiren yaşlı bir adam geldi. Ancak onu tedavi etmeye çalışırken yeterli özeni gösterip göstermediğimden emin değilim. Bu gece, gözlerimin önünde üç kişinin ölümünü izledim."

"40'lı yaşlarda bir hasta hayatını kaybetti. Kronik bir hastalığı vardı ama önemli bir şey değildi. Aynı şeyi meslektaşlarımdan duyuyorum... Hükümetin bahsettiği temel sağlık sorunları değil, küçük sorunlarla ölen insanlar... Karısının Covid-19 testi pozitif çıkmış olan bir adamın hayatını kaybettiğini duydum. Karısının şimdi 14 gün boyunca kendini karantina altına alması gerekiyor. Kederini yalnız başına taşıması gerekecek. Korkunç." internethabercom

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİRX
Türkiye en fazla fındığı İtalya’ya sattı
Türkiye en fazla fındığı İtalya’ya sattı
FINDIK TA SON DURUM
FINDIK TA SON DURUM